Çocuklarda aferin kaç saatte bir verilir ?

Sena

New member
[color=] Çocuklarda Aferin: Ne Zaman, Ne Kadar ve Nasıl?

Herkesin içini ısıtan o an vardır; çocuğunuz bir şey başarmış ve ne yaparsa yapsın, ona sadece bir kelime yeter: “Aferin!” Peki, gerçekten bu “aferin” doğru zamanda ve doğru şekilde verildiğinde çocuğun gelişimine nasıl bir etkisi olur? Her gün ve her başarıda birazcık “aferin” demek çocukları motive eder mi, yoksa onları şekilsiz, onay bekleyen bireyler haline mi getirir? Bu yazıda, “aferin” kelimesinin kökenlerinden günümüz eğitim sistemine, toplumsal algıdan gelecekteki etkilerine kadar derinlemesine bir inceleme yapacağız.

Bence, hepimiz çocuğumuzun başarısı karşısında gurur duyarız ve onlara bir şekilde ödüllendirme yapmayı düşünürüz. Ama doğru bir denge nasıl kurulmalı? Bir yandan stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım gerekli, diğer yandan empati ve bağlar kurmak da önemli. Hadi gelin, bu konuyu farklı açılardan birlikte ele alalım.

[color=] Aferinin Kökeni: Bilinçli ve Bilinçsiz Yönleri

Aferin kelimesinin, tarihsel olarak, bir ödüllendirme ve takdir ifadesi olarak kullanıldığını söylemek yanlış olmaz. Psikolojik literatürde ödüllendirme, motivasyon teorilerinin temel taşlarından biridir. Bir çocuğa başarılarından ötürü aferin demek, onun doğru davranışını pekiştirmek için bilinçli bir adım olabilir. Ancak, bu basit kelimenin ardında bazen daha karmaşık bir süreç de yatmaktadır. Çocuklar, genellikle hem olumlu pekiştirme (aferin gibi) hem de olumsuz pekiştirme (ceza) ile öğrenirler.

Ancak “aferin” her zaman pozitif bir anlam taşımaz. Bazı durumlarda, fazla ve yersiz aferinler, çocuğun başarıyı ve takdiri sadece dışsal bir ödül olarak görmesine yol açabilir. Çocuk, gerçekten içsel motivasyonla bir şeyler yapmak yerine, sürekli ödüller ve övgüler peşinden koşan biri haline gelebilir.

[color=] Günümüzde Aferin: Toplumsal Algı ve Eğitim Sistemindeki Yansıması

Bugünlerde, “aferin” meselesi çok daha fazla tartışılmakta. Modern eğitim anlayışı, sadece “aferin” vermekle yetinmiyor, aynı zamanda çocukların özgüvenlerini geliştirmeyi hedefliyor. Ancak, toplum olarak “başarı”nın hep nasıl ölçüleceği konusunda kararsız kaldığımız bir dönemdeyiz. Bazı eğitmenler ve ebeveynler, çocuğun her küçük başarısında “aferin” vererek ona sürekli onay sağlama eğiliminde. Bunun sonucu olarak, çocuğun başarıya ulaşma arzusunun sadece dışsal bir motivasyondan kaynaklanması ihtimali artar. Bununla birlikte, başarısızlık ya da hatalarla başa çıkma yeteneği zayıflayabilir. Çocuk, sadece bir şey başardığında aferin duymayı bekler, ama başarısız olduğunda neler yapacağını bilmez.

Bu noktada, öğretmenlerin ve ebeveynlerin nasıl bir denge kurması gerektiği devreye giriyor. Çünkü çocukların gerçek başarıyı, sadece dışsal ödüllerle değil, aynı zamanda içsel bir motivasyonla da inşa etmeleri gerekir. Bu içsel motivasyonu teşvik etmek, sadece çocukları ödüllendirmekten değil, aynı zamanda onları anlamaktan geçiyor.

[color=] Erkekler ve Kadınlar: Düşünme Biçimlerinin Etkisi

Toplumsal cinsiyetin de bu konuda rol oynadığını söyleyebiliriz. Erkekler, genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı olma eğilimindedir. Bu, başarıyı ve ödülleri daha çok dışsal bir şekilde görmelerine neden olabilir. Yani, erkek çocuklar başarının ne olduğunu ve ne zaman ödüllendirileceklerini net bir şekilde anlayabilirler. Bir şeyin doğru yapılması gerektiği düşüncesi, onlara dışsal takdir sağlama konusunda motive edici olabilir.

Kadınlar ise genellikle daha empatik ve toplumsal bağlar kuran bir yaklaşımı benimserler. Bu, “aferin” kelimesinin onlar için daha derin bir anlam taşımasını sağlayabilir. Kadınlar, belki de daha çok “sana güveniyorum” ya da “bu konuda seni anlıyorum” gibi içsel motivasyonu arttıran kelimelerle pekiştirmeyi tercih edebilir. Çocuklar, kendilerini anlaşıldıklarını hissettiklerinde daha derin bir motivasyona sahip olabilirler.

[color=] Aferin ve Gelecek: Yeni Nesil ve Eğitim Yaklaşımları

Çocuklarımıza doğru ödüllendirme stratejileri geliştirmek, gelecekteki toplumsal yapı ve çocuk gelişimi için kritik öneme sahiptir. 21. yüzyıl, her şeyin hızla değiştiği bir dönem. Eski anlayışlardan uzaklaşarak, daha esnek, duyarlı ve çeşitli yaklaşımlar geliştirmek önemli. Bir yanda “aferin” gibi kelimeler, doğru zamanda verilirse çocukların özgüvenini pekiştirebilirken, diğer yandan fazla ödüllendirme, bağımsız düşünme ve çözüm üretme yeteneklerini engelleyebilir.

Teknolojiyle büyüyen bir nesil, dijital dünyanın ödüllerine alışkın. Her uygulama, her oyun, anlık olarak geri bildirim verir. Ancak bu, uzun vadede ne kadar sağlıklı bir motivasyon kaynağı olacak? Çocuklar, başarıyı anlık tatminlerle mi öğrenmeli, yoksa gerçek anlamda içsel bir tatmin ve başarısızlıkla başa çıkma yeteneği mi geliştirmeli? Aferin, sadece bir kelime değil, aynı zamanda gelecekteki başarı anlayışımızı da şekillendiren bir kavram.

[color=] Sonuç: Aferin ve Empati ile Stratejinin Buluşması

Sonuç olarak, “aferin” demek sadece bir ödüllendirme aracı değil, aynı zamanda çocuklara insan olma, özgüven geliştirme ve toplumda kendini ifade etme fırsatıdır. Hem erkeklerin stratejik bakış açısı hem de kadınların empatik yaklaşımı, çocuğun gelişiminde dengeyi sağlamak için bir arada kullanılmalıdır. Aferin, doğru zamanda ve doğru şekilde verildiğinde, çocukları yalnızca ödüllendirmekle kalmaz, aynı zamanda onları hayatta başarısızlıklarla baş edebilme yetisiyle de donatır.

Şimdi sizler ne düşünüyorsunuz? Çocuklarınıza aferini nasıl veriyorsunuz? Sizin için en doğru dengeyi nasıl buldunuz? Deneyimlerinizi paylaşarak, hep birlikte daha derin bir tartışma başlatabiliriz!
 
Üst