Tbmm Kim Açtı ?

CesHef

Global Mod
Global Mod
TBMM Kim Tarafından Açıldı?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan 1920 tarihinde, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi ve Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı yerdir. Bu tarih, Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. TBMM'nin açılması, sadece Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin başlangıcını da işaret etmektedir. Peki, TBMM'yi kim açtı? Bu sorunun yanıtı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde bulunur. Atatürk, hem Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş hem de Türk milletinin bağımsızlık yolunda atacağı adımların temelini atmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk ve TBMM’nin Açılması

Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin lideri olarak, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlatmış ve bu mücadelenin merkez üssü olan TBMM’nin açılması için öncülük etmiştir. 16 Mart 1920'de İstanbul’daki Osmanlı hükümeti, işgalci kuvvetler tarafından tamamen denetim altına alınırken, Atatürk, bir direniş merkezi olarak Ankara’yı seçmiştir. Ankara'da toplanacak olan TBMM, sadece savaşın yönetileceği bir organ değil, aynı zamanda yeni bir devletin inşa edileceği bir merkez olacaktır. Atatürk, bu meclisi, halk iradesinin en üst biçimi olarak kabul etmiştir.

23 Nisan 1920’de, 115 milletvekili, Ankara’daki salonlarda toplanarak TBMM'yi açmış ve Atatürk başkanlık görevini üstlenmiştir. Bu an, Türk halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için verilen mücadelenin simgesidir. TBMM’nin açılması, aynı zamanda padişahın ve halifenin mutlak egemenliğine karşı halkın egemenliğinin kabul edildiği bir dönemin başlangıcıdır.

TBMM'nin Açılması Neden Önemlidir?

TBMM’nin açılması, sadece bir hükümetin kurulması değil, aynı zamanda ulusal egemenliğin Türk milletinin elinde olduğunu simgeleyen bir olaydır. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Türk halkı, yeni bir devlet kurma arayışına girmiştir. Padişah ve halife gibi geleneksel otoriteler, Türk milletinin kaderini belirlemekten aciz hale gelmişti. Bunun yerine, milletin temsilcileri olarak seçilen vekillerin yer aldığı bir meclis kurulması gerektiği inancı giderek güçlenmiştir.

Ayrıca, bu meclis, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atacak olan yasa ve reformları kabul etmiştir. 1921 Anayasası, 1924 Anayasası ve Cumhuriyet'in ilanı gibi pek çok önemli adım TBMM’de atılmıştır. Bu bakımdan, TBMM'nin açılması yalnızca bir meclis oluşturulması değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine yön verecek ilk adımların atılması anlamına gelir.

TBMM'nin Açılmasının Sonrası Gelişmeler

TBMM’nin açılmasıyla birlikte, Türk halkı adına tüm kararları alacak olan bir organın oluşması sağlanmıştır. Meclisin ilk işlerinden biri, Kurtuluş Savaşı’na yönelik stratejileri belirlemek ve zafer için gerekli adımları atmaktı. TBMM, aynı zamanda işgal altındaki İstanbul’un ve Anadolu’nun kurtuluşu için askeri ve diplomatik yolları aramıştır. Ayrıca, İstiklal Marşı'nın kabulü ve ilk hükümetin kurulması gibi çok önemli adımlar burada atılmıştır.

Ancak, TBMM'nin yalnızca bir savaş meclisi olmadığı, aynı zamanda bir halk iradesinin, bir milletin geleceği için kararlar alacağı bir organ olduğu zamanla daha da belirginleşmiştir. Atatürk ve arkadaşları, burada sadece savaşın sona ermesini değil, aynı zamanda modern, laik ve demokratik bir devletin temellerini atmaya çalışmışlardır.

TBMM'nin Kurtuluş Savaşı'ndaki Rolü

TBMM'nin açılmasıyla birlikte, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’na olan inancı güçlenmiştir. TBMM, savaşın yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik yönlerini de etkili bir şekilde yönetmiştir. İstanbul hükümetinin İngilizler ile yaptığı Mondros Ateşkes Anlaşması’nın ardından, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Atatürk ve arkadaşları, Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımlarını TBMM’nin açılmasından sonra atmaya başlamışlardır. Bu meclis, hem cephelerdeki askeri harekâtları hem de ülkenin iç politikalarını şekillendiren kararlar almıştır.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından, TBMM, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesine öncülük etmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, TBMM, aynı zamanda Türk milletinin ulusal egemenliğini ilan ettiği ve padişah saltanatının sona erdiği bir dönemin başlangıcı olmuştur.

TBMM'nin Temel İlkeleri ve Yeni Türkiye'nin Kuruluşu

TBMM’nin açılmasıyla birlikte, Türkiye’de yeni bir dönemin kapıları aralanmıştır. Cumhuriyetin temellerinin atılmasında, TBMM’de alınan kararlar büyük rol oynamıştır. Atatürk, Cumhuriyet’i kurarken TBMM’yi halk egemenliğinin simgesi olarak görmekteydi. Ayrıca, TBMM'de yapılan çalışmalar ve kabul edilen yasalar, Türkiye’nin laik, demokratik, sosyal ve hukuk devletine dayalı bir yapıya sahip olmasını sağlamıştır. 1924 Anayasası, bu sürecin önemli bir aşamasını oluşturmuştur. Atatürk, TBMM aracılığıyla halkı temsil etmeyi ve ulusal egemenliği sağlamayı amaçlamıştır.

Sonuç

TBMM'nin açılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden yolun ilk adımıdır. Atatürk’ün önderliğinde, Türk milletinin iradesi, bu mecliste vücut bulmuş ve Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanması sağlanmıştır. TBMM’nin açılması, sadece bir hükümet kurma değil, aynı zamanda halkın egemenliğini, bağımsızlığını ve geleceğini belirlemek için atılmış bir adımdır. Türk milletinin tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olan bu olay, Cumhuriyet'in temellerini atmış ve Türkiye'nin modernleşme yolunda önemli reformların yapılmasına zemin hazırlamıştır.
 
Üst