Lafını bil de konuş ne demek ?

Sena

New member
Lafını Bil de Konuş: Duyguların ve Sözlerin Gücü

Herkese merhaba! Bugün, aslında hepimizin hayatında bir şekilde karşılaştığı, ama üzerine pek de fazla düşündüğümüz bir konuya değinmek istiyorum: "Lafını bil de konuş" ifadesi. Bu lafı, birinin yaptığı kötü bir konuşma sonrası duymuş olabilirsiniz. Ama sözün arkasındaki derin anlamı hepimiz zaman zaman unutabiliyoruz. Ben de sizlere bu konuyu bir hikâye üzerinden anlatmak istiyorum. Umarım hep birlikte düşüncelerimizi paylaşarak bu konuya daha fazla ışık tutabiliriz. İşte başlıyorum…

Bir Akşam Yemeği ve Duyguların Fırtınası

Gece, küçük bir kasaba restoranında başlıyordu. Rüzgar hafifçe pencerelere vuruyor, dışarıda karanlık hızla çökmekteydi. İçeriye adımını atan Serkan, yorgun ama bir o kadar da huzursuzdu. Akşam yemeği için buluşacağı kişiyle, belki de yıllardır görmekte olduğu en önemli randevusuydu. Ama bu akşam, farkında olmadığı bir şey vardı: Konuşmalarını dikkatli seçmesi gerekirdi.

Serkan, her zaman çözüm odaklı bir adamdı. O, sözlerin de çözüm sunduğunu düşünüyordu. Onun için bir sorun, çözümüyle birlikte vardı. Ama bazen, çözüm ararken, duygular göz ardı ediliyordu.

Masaya oturduğunda, karşısında Aslı’yı buldu. Aslı, Serkan’ın eski dostuydu ama aralarındaki iletişimde bir mesafe vardı. Aslı, duygusal zekâsı yüksek, empatik ve hep insanları anlamaya çalışan biriydi. Birbirlerine yıllar önce söyledikleri son sözlerin ardından, uzun bir süre görüşmemişlerdi. Ama bugün, aralarındaki konuşmaların, anlaşmazlıkları sonlandırıp barışa dönüşmesi gerekiyordu.

Serkan, birkaç kez derin bir nefes aldı ve sonra konuşmaya başladı: “Aslı, seni tekrar görmek güzel. Ama gerçekten, her şeyin bir çözümü olduğunu düşünüyorum. Sorunlarımızı konuşup bir kenara bırakabiliriz. Bize en uygun çözümü bulmalıyız.”

Aslı, Serkan’ın gözlerine bakarak cevap verdi: “Serkan, sorunları çözmek elbette önemli. Ama bazen çözümden önce, duyguların anlaşılması gerekir. Sen, her zaman çözüm arıyorsun ama bazen o çözüme ulaşmak için insanların hislerini anlamak gerekiyor.”

Serkan, biraz düşündü. O, hep bir çözümün olduğunu ve duyguları dışarıda bırakmanın işleri kolaylaştıracağını düşünmüştü. Ama Aslı’nın bu sözleri, onu derinden etkiledi. Çünkü Aslı, konuşmanın sadece kelimelerden ibaret olmadığını, bazen duyguları anlamanın, doğru lafı söylemenin de ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu.

“Lafını bil de konuş,” diye mırıldandı Serkan. “Demek ki, ben doğru sözleri söylemeye özen göstermemişim.”

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı ve Zihinsel Engeller

Serkan, çözüm odaklı yaklaşımının, aslında birçok zaman duygusal derinlikten yoksun olduğunu fark etti. Onun için her şey netti: Sorun vardı, çözümü de bulunmalıydı. Ama Aslı, sorunun çözümünden önce duygusal bir paylaşıma ve anlayışa ihtiyacı olduğuna inanıyordu. Serkan’ın yanlış anladığı şey, bazen insanların duygusal yaralarının çözülmeden, kelimelerin ya da çözümlerin hiçbir anlam taşımayacağıydı.

Bu hikâye, erkeklerin çoğu zaman stratejik düşüncelerle, çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyerek, diğerlerinin duygusal ihtiyaçlarını göz ardı etme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Birçok erkek, çözümü bulmanın kendilerini ve karşılarındaki kişiyi rahatlatacağını düşünürken, duygusal bir anlayış eksikliği olabilir. Serkan gibi, zaman zaman bu yaklaşım insanları daha da uzaklaştırabilir.

Aslı, Serkan’ın kalbinde saklı duyguları anlamak için sabırlı olmayı seçti. Her çözümden önce, insanın önce kendini ifade etmesine izin vermenin ne kadar önemli olduğunu biliyordu. Serkan ise bu gece, duyguları da göz önünde bulundurmanın, en az çözüm kadar değerli olduğunu fark etmişti.

Kadınların Empatik Yaklaşımı: Anlayışın Gücü

Aslı, Serkan’ın tam tersi bir bakış açısına sahipti. Kadınlar, özellikle duygusal zekâlarıyla tanınırlar. Onlar, sözlerin ve davranışların arkasındaki duyguları hissetme konusunda daha derin bir farkındalığa sahip olurlar. Aslı, Serkan’a, çözümün yalnızca kelimelerle değil, duyguların doğru anlaşılmasıyla elde edilebileceğini anlatıyordu.

Kadınlar, ilişkilerde bazen yalnızca çözüm aramak yerine, karşındaki kişinin duygusal dünyasına girmeyi tercih ederler. Çünkü çoğu zaman, duygusal yaraları iyileştirmek, doğru bir lafla, doğru bir dokunuşla başlar. Aslı, Serkan’ın çözüm odaklı yaklaşımının aslında onu duygusal anlamda ne kadar yalnız bıraktığını anlatmaya çalışıyordu.

“Serkan, lafını bilmek demek, karşındaki kişiyi anlamak demektir. Sadece ne söyleyeceğini düşünme. Nasıl hissettiğini de anlamaya çalış. Çünkü insanlar, bazen kelimelerle anlatamayacak kadar çok duyguyu içinde taşır.” dedi Aslı.

Forumda Etkileşim: Lafını Bil, Duygularını Paylaş

Arkadaşlar, bu hikâye üzerinde ne düşünüyorsunuz? Sözlerin gücü ve doğru zamanda doğru kelimeleri seçmenin hayatımızdaki yeri hakkında neler söylersiniz? Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı ve kadınların empatik bakış açıları arasındaki farklar, gerçekten ilişkilerde ne kadar etkili olabilir? Hep birlikte yorumlarınızı ve görüşlerinizi paylaşarak bu konuda daha derinlemesine bir tartışma başlatmak isterim. Lafını bilmek, sadece doğru kelimeleri söylemek midir, yoksa duyguları da doğru şekilde anlamak mı?
 
Üst